Sait Çetinoğlu: Utancın Ölümden Daha Beter Olduğu Bir Süreç: 1895-96 ERMENİ KATLİAMLARI

Üzüntü ve korkudan çılgına dönmüş erkek, kadın ve çocuklar sürü sürü sığınak olarak kiliselere doluşurken orada kurban edilmeyeceklerini sanıyorlar. Başka da yapacak ne var ki zaten? Fakat yüzlerce kilise ve manastırın küle dönüştürülmesi ve bu Hristiyan gâvurluğunun kökü kazınmak isteniyorsa geriye kalanlar teferruattan ibarettir. Kilise ve manastırlara sığınan yüzlerce insan varsa n‘olmuş yani?Devam >>

Serdar Korucu – Emre Can Dağlıoğlu: “Gayrimüslimlerin Hepsini Mahvedecek miyiz?”

15 Mayıs 1919’da Yunanistan Krallığı ordusunun İzmir’e yaptığı çıkartmayla başlayan “Türk-Yunan Savaşı,” 9 Eylül 1922’de Kemalist güçlerinin yaklaşık üç buçuk yıl önce terk ettikleri şehre girmesiyle sona erdi.

Bu savaşın ardından nihai barış ise 24 Temmuz 1923’te Lozan’da imzalanan anlaşmayla sağlanmış oldu. Türk tarafı için sıra, bu zaferin tadını çıkarmaya gelmişti.… Devam >>

Trabzon’da Tarihi Ruhban Okulu ve Kilise Çürümeye Terk Edildi

“Trabzon’da camiiye dönüştürülen kiliselerin tekrar kilise olmasını istiyoruz ibadet hakkı gasp edilemez, kutsal mabetlerin orijinalliği bozulamaz tarihi yapının asıl sahiplerinin kullanması gerekmektedir. Bu binalar tarihi binalar. Sahip çıkılması ve korunması gerekiyor. Sadece ben böyle düşünmüyorum. O bölgede yaşayanlar da tarihi binaların korunmasını istiyor. Buraları bizim için bir değer ancak biz değerini bilmiyoruz.… Devam >>

Ayşe Hür: Çağımızın Bir (Başka) Kahramanı: Topal Osman

Falih Rıfkı Atay Çankaya kitabında “Savaş bitip de İngilizler ve müttefikleri, İttihatçı ve hele Ermeni öldürüşçülüğünün hesaplarını sormak yoluna gidince, ne kadar gocunan varsa silahlanıp bir çeteye katılmıştır” der. Hakikaten de, Milli Mücadele’nin önemli isimlerinden Yenibahçeli Şükrü Bey, Deli Halit Paşa, Küçük Kazım, Hilmi, Nail Beyler, veya daha sonra Cumhuriyet hükümetlerinde bakanlık yapan Şükrü Kaya, Abdülhalik Renda, Pirinççizade Arif Fevzi, Ali Cenani Bey, Tevfik Şükrü Aras gibi yüksek sınıftan beylerin de Ermeni Tehciri’nde rolleri vardır.… Devam >>

Sultan Kılıç: Elbistan Alxas (Alhas)’ta bir Ermeni yetim Menöğşe Ağa

2016 Nisan ayının sonunda Malatya’dan Elbistan’a bağlı Hartak, yeni adıyla Beştepe köyüne doğru yola çıkıyoruz. Yolumuzun üstünde bulunan Bako Baba türbesini ve çevresindeki mezarlığı ziyaret ediyoruz. Rehberimizin önerisiyle yine eski bir yerleşim yeri olan Alhasuşağı köyüne uğruyoruz.

2016 yılında 87 yaşında olan Alhasuşaklı Fadime Yıldız, Hartak (Beştepe)’taki Ermeni Menöğşe Hatunu anlatıyor bize.… Devam >>

Alin Ozinian: Teşkilat-ı Mahsusa’dan günümüze: Katillerimiz kahramanlarımızdır

İktidar partisinden Nurettin Canikli ile başladı her şey.

İmamoğlu’nu eleştirmek için anma gereği duydu katil Topal Osman’ı; o bölgede yaşayanların Türk kökenli olmadığını söylemekle yetinmedi, bölgeyi “gâvurlardan” temizleyen çeteci, işkenceci Topal Osman’ı da andı “bölgeyi Pontuslaştırmak isteyenlere karşı verdiği mücadelenin bir benzerini şimdi biz veriyoruz” dedi.

İmamoğlu çıkıp, “Övündüğünüz bir katil, sırasıyla, Rumları, Ermenileri, Kürtleri katleden bir cani, Trabzon milletvekili Ali Şükrü Bey’i öldürebilecek kadar kontrol edilemeyen bir ölüm makinası.… Devam >>

Emek Yıldırım: Doğu Karadeniz Taşralılığı

Bir süredir memlekete hakim olan ruhun taşralılığından ve merkezin de taşralaştığından daha sıklıkla bahsedilir oldu. Oysaki Türk siyasal kültürünü belirleyen temel dinamiklerden de biri olan, merkez ve taşra arasındaki gerilim hayli zamandır süregelen bir tartışmadır aynı zamanda. Osmanlı’nın son dönemlerinden yavaş yavaş başlayarak Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında ivme kazanan Batılılaşma, aydınlanma ve modernleşme çabalarının yarattığı başta merkezde olmak üzere vuku bulan ve taşraya da dayatılmaya çalışılan “medeniyet” dönüşümleri ise bu hususa yeni bir yön katmıştır.… Devam >>

2014'den beri online siyasi dergi ve bilgi portalı