Kategori arşivi: Söyleşi

‘Paramazları görmezden gelmek, enternasyonalist bir tutum değil’

Evrensel’den İsmail Afacan, ‘Red’ Belgeselinin Yönetmeni Kadir Akın’la belgesel üzerinden Paramazların mücadelesini ve güncelliğini konuştu. “Paramazların idamları bize sosyalist hareketin deneysiz ve hafızasız bırakıldığını gösteriyor” diyen Akın, Paramaz ve arkadaşlarını görmezden gelmenin enternasyonalist bir tutum olmadığını söylüyor.

İsmail Afacan: Paramazları anlatan bir belgesel çektiniz. Belgesel çekme fikri nasıl ortaya çıktı?

Kadir Akın: Unutulmuş, ya da yok sayılmış bu konuyu incelemeye ve üzerinde çalışmaya başladığımda ilk aklıma gelen “Ben bunu belgesel yapmalıyım” oldu. Buna dönük kimi çabaların içine de girdim. Ama sonuçta bu alana yabancıydım ve ilk denemem olacaktı. Araştırmalarım sonucunda öğrendiklerim beni bir labirentin içine sokmuştu. Özellikle ilk kez gittiğim Beyrut’ta daha önce tanıdığım Alex Keushkerian vasıtasıyla karşılaştığım Eski Milletvekili, Tarihçi Yegiğ Cerecyan’ın verdiği bilgiler ve bana arşivini açması benim için şaşırtıcıydı.… Devam >> “‘Paramazları görmezden gelmek, enternasyonalist bir tutum değil’”

Ermeni Soykırımı’nın 3 faili

Gerek dünyada gerekse de Türkiye’de resmi ya da gayri resmi tarih yazımında soykırım, asıl olarak bilimsel ya da edebi türlerde ele alınırken, çoğunlukla mağdurun bakış açışıyla anlatılmıştır. Soykırıma uğrayan grup, kitle, topluluk ve/veya ırkın; sosyolojik, psikolojik, siyasal, sosyal ve kültürel pozisyonunun neden ve sonuçları açıklanırken, bu kıyımın duygusal etkileri de göz önüne serilmeye çalışılmıştır. Elimizde bulunan Ümit Kurt imzalı Antep – 1915 isimli kitap, Ermeni Soykırımı’nı, dönemin faili olan üç figür üzerinden incelemeye alırken, bir bilimsel çalışma titizliğinde ilerliyor ancak gerek dilsel gerek anlatı biçimlerini de ötelemeden duygusal bir bütünlük kurmaya çalışıyor.

İletişim Yayınları’ndan Merve Öztürk editörlüğünde, titizlikle hazırlanan kitap, faillerin yeni rejim ile ödüllendirildikleri noktasının ayrıca üzerinde dururken, soykırıma katılanların, ayrıntılı bir listesini de sunuyor.… Devam >> “Ermeni Soykırımı’nın 3 faili”

Kuzey Suriye Federasyonu’na dair merak edilen sorular ve cevapları

Foza YusufKuzey Suriye Demokratik Federasyonu deyince ne anlamak gerekiyor? Neden Rojava değil de Kuzey Suriye Federasyonu? Bu ve benzeri merak edilen soruları Fedarasyon’un Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Foza Yusuf yanıtladı. Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu her biri iki kantondan oluşan Cizre, Fırat ve Afrin bölgeleri ile Rakka ve Minbic özerk bölgeleri olarak coğrafi sınırlarını belirlemiş durumda.

22 Eylül’deki komün seçimlerinin ardından halihazırdaki kurucu meclis görevine son verecek ve yerini seçimle gelmiş halkların kongresine bırakacak.

Peki, Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu deyince ne anlamak gerekiyor? Neden Rojava değil de Kuzey Suriye Federasyonu?

Bu ve benzeri merak edilen sorular Fedarasyon’un Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Foza Yusuf yanıtladı.

dihaber‘e konuşan Yusuf’un bölge ve kantonların neye göre belirlendiği sorusuna yanıtı şöyle:

“Önceleri yönetimi örgütleme biçimi kanton esasına dayalıydı.Devam >> “Kuzey Suriye Federasyonu’na dair merak edilen sorular ve cevapları”

Süryani kadınlar devrimin bir parçası

Süryani kadınlar olarak devrim ruhunu yakalayacak, mevcut gelişmelere ayak uyduracak düzeye geldik. Kendimizi Suriyeli kadınların genel örgütünün bir parçası olarak görüyoruz. Sorunlarımız bir, bu nedenle özgür bir gelecek yaratmak için birlik olmalıyız.

Kadınlardan oluşan askeri bir gücün kurulması tarihi bir kazanım. Çünkü Süryani kadınlar öldürülme, tecavüz, esarete maruz kaldı. Zorla dinleri değiştirildi, kabul etmeyenler çocuklarının gözleri önünde öldürüldü. Bu nedenle silahlanmaları bir devrim niteliğinde.

Tarih boyunca katliam, sürgün ve asimilasyona uğrayan halklardan biri olan Süryaniler, Rojava Devrimi’yle birlikte ‘kendini savunamayan bir halk’ pozisyonundan çıkıp devrimin bir parçası oldu. Süryani kadınlar, BAAS rejimin baskıları nedeniyle sadece Avrupa’da örgütlenebildiler. Bulundukları topraklar üzerinde örgütlenmeleri ise Rojava Devrimi’yle mümkün oldu.… Devam >> “Süryani kadınlar devrimin bir parçası”

Kadir Akın: Soykırım kültürel birikimi yok etti

Entelektüel ve kültürel bütün birikim soykırımla yok edildi. El zanaatları, resim, tiyatro, opera, mimarlık, müzik her alan çoraklaştırıldı. Benim üzerinde durduğum konu ise sosyalizmin bu topraklardaki köklerinin zarar görmesidir.

Araştırmacı Yazar Kadir Akın, Türk solunun tarihini TKP ile başlatmasının yüz yıllık bir çarpıtma olduğunu belirtiyor ve ekliyor: ‘’Yüzleşme olmadan geleceği kurmak, hele birlikte kurmak hiç mümkün değil. Dolayısıyla sosyalist hareket kendisini yeniden kurarken, tarihini de yeniden ele almak zorunda…’’

Kadir Akın, ‘Ermeni Devrimci Paramaz’ kitabında Türk şovenizmini ve onun sol içindeki derin etkilerini de irdeleyen bir tür özeleştiri niteliği taşıyor. Akın, soykırımdan önce Ermeni devrimci hareketinin Anadolu Federasyonu talebinin bugün Kürt hareketinin savunduğu taleplerle neredeyse birebir olduğunu ifade etti.… Devam >> “Kadir Akın: Soykırım kültürel birikimi yok etti”