Etiket arşivi: Dersim

Hovsep Hayreni: Osmanlı dönemi, Kürt otonomisi ve Ermeniler aleyhine işleyen süreç

Sultan Selim 1514 Çaldıran zaferinde kendisine büyük yardımı dokunan Kürt aşiret ve emirlerini daha kalıcı işbirliğine teşvik etmek amacıyla mükâfatlandırır. Gelecekte Kürtlerin savaş hizmetlerini güvenceye alacak şekilde Bitlisli Molla İdris’le anlaşmaya varır. Böylece imparatorluğun doğu sınırında savunma işiyle birlikte yerel otorite olma imtiyazı da Kürt feodal beylerine verilir. Bu tercihte din faktörünün de önemli bir rolü vardır. İttifak öncelikle Şiiliğe karşı savaş sırasında kurulduğu için bölgedeki otonomi anlaşması da Sünni Müslümanlar arası dayanışmanın devamı ve bir tür iktidar bölüşümüdür. Bazı Kürt tarih yazıcıları olayın bu karakterinden dolayı Osmanlı devletinin Kürdistan’ı işgal etmiş sayılamayacağını, rızaya dayalı birlikten bahsetmenin daha doğru olacağını savunurlar.… Devam >>

Hranouch Kharatian: Dersim’de kimlik arayışı 1. Bölüm: Dersim kimlikleri

Ermenistanlı etnolog Hranouch Kharatyan Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze izlenen Türkleştirme politikalarının Dersimliler üzerindeki etkisini inceliyor. Osmanlı’dan günümüze Dersim’in farklı toplulukları kimliklerini farklı şekillerde tanımladılar. Ama onların tanımlarından bağımsız olarak devletler her dönemde bu toplulukları yakından izledi.

Türkiye Cumhuriyeti’nde “kimlik hakkının” geçirdiği evrimler

Türkiye halkına « Türk » kimliğinin yoğun bir şekilde aşılanması ve « Türk» isminin verilmesi programı politik, ideolojik-kültürel ve zorlayıcı idari yöntemler aracılığı ile modern bir ulus devlet yaratmak için Kemal Atatürk tarafından düzenlenmiştir.

Bu program büyük bir başarı ile 1990 yılına kadar sürdürülmüştür (eğitim, tarihi açıklamalar, sosyopolitik makaleler, yer ve kişi adlarının Türkçeleştirilmesi, edebiyat, idari ve hatta pedagojik görevlerden Türk olmayan kişilerin uzaklaştırılması vb.).… Devam >>

Sait Çetinoğlu: Sargis Alemyan’ın Hayatından Bir Kaç Yaprak; 1915 Soykırımı, Dersim’e Sığınma ve Sovyet Ermenistanı’na Yerleşme

Sait Çetinoğlu1915 Soykırımı mağdurlarından Sargis Alemyan’ın Soykırımdan kurtuluşunun anlatıldığı hayat hikayesini “Bu hatıralarda, bir çocuğun yaşadıklarının haricinde, bu insanın hafızasında yer etmiş olan iyilikler ve kötülükler, bununla birlikte de o karışık yıllarda insanlıklarını kaybetmeyen, yedikleri bir lokma ekmeği inkâr etmeyen (edenler de), masum ve müdafaasız kadın ve çocuklara karşı “köpekleşmeyen” (köpekleşenler de), uzak diyarlardan mağdurlara insani bir el uzatıp, onları tekrar hayata döndürmek uğruna didinip, yerine göre kendileri de ateş arasında kalanİnsanları minnetle andığını ve bu minnet duygularının kendi çocukları ve torunları tarafından da bilinmesinin istendiğini görmekteyiz. Bu hatıralar bunun için yazılmıştır! Yazarın çocukları ise, kendileri de, bu minnet duygularının dışavurumunun bir devamı olarak, bu İnsan insanları sadece babalarının değil, kendilerinin de minnetle hatırladıklarını bilmeleri için bu kitabın yayınlanmasıyla bu duyguları ifade etmek istemektedir.… Devam >>

Bin yıllık çığlık

Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Ergan (Geçimli) köyünde bulunan Ermenilere ait kilise, bakımsızlıktan dolayı harap hale geldi. Halen Ermenice yazıtların bulunduğu kilise, Ermenilere ait en eski kiliselerden biri olarak biliniyor.

Hozat ilçe merkezine 15 kilometre uzaklıkta olan Ergan Kilisesi’nin devlet tarafından restorasyon çalışmasının yapılmaması ve hazine avcılarının talanı nedeniyle büyük bölümü tahrip oldu.

Dersim’in en büyük kiliselerinden biri olan Ergan Kilisesi’nin koruma altına alınmasına ilişkin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün yaptığı talebe Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu 2012 yılında olumlu cevap verdi. Yetkililer, köye gelerek, kiliseyi koruma altına aldıklarını söyledi. Ancak o günden sonra kimse bir daha uğramadı.

Dersim’in en güzel taş yapısı

Ergan köyünün Ermenice adı olan Yergan Inguzik, Ermenice ‘uzun ceviz ağacı’ anlamına geliyor.… Devam >>

Seher Yeğin: Zeynep’in Dersim’e yolculuğu

Halvori Surp Garabed Vank’ı (Manastırı) 1915’den sonra Dersim’de yıkılmamış ve ibadet yapılabilen tek Hristiyan inanç mekanıdır. 1937 yılında Türk askerleri tarafından bombalanır ve keşişi gözaltına alınır. Manastır tamamen yıkılır ve papaz köyde yaşayan Ermeni ve Kürt Alevilerle birlikte infaz edilir.

Ermenilerden geride çok az yetişkin ve beş-altı çocuk kalır. Onlar da toplanarak zorunlu iskana tabi tutularak, Türkiye’nin farklı kentlerine gönderilir.

Türk devletinin Türkleştirme ve İslamlaştırma politikaları gereği önce Türk isimler verilir, sonra kelime-i şehadet getirtilerek Müslümanlaştırılır.

Vank’ın Çocukları belgesel film ekibi, 75 yıl sonra Dersim soykırımından sağ kalan fakat köklerinden koparılan bu Ermeni topluluğu bulmak için Konya, Bolu, İstanbul, İzmir, Londra ve Dersim’de iz sürerek görüşmeler yaptı ve öykülerini kayıt altına aldı.… Devam >>