Etiket arşivi: Foti Benlisoy

Foti Benlisoy: Plebisiter Bonapartizmin sınıfla yaklaşan imtihanı

Foti BenlisoyBir “Pazar yazısını” mesela bir anekdotla açmak, okurun merakını kışkırtmak açısından daha uygun bir yöntem olsa da şefçi rejimin doğasına dair kafa karışıklığı, şu malum “ne yapmalı” sorusunun cevabını kabak tadı verircesine çarpıttığından bu hususta biraz “katır kutur” bir iki hatırlatmayla başlamak en iyisi. Mevcut Bonapartist girişimin rakip hizipler karşısında güç ve meşruiyet devşirme mekanizması, sandıkta ve yaygın kitle seferberliklerinde somutlaşan istikrarlı toplumsal çoğunluktur. İktidar, düzen içi hizipleri şef lehine tanzim etme ve devleti kendi suretinde yeniden örgütleme çabasında ezici sandık çoğunluğuna, büyük kalabalıkların liderin idaresinde mobilize edilmesine, yani“milli irade” mitine, şefin milli iradenin otantik temsilcisi olduğu varsayımının doğrulanmasına dayanmak zorundadır.… Devam >>

Foti Benlisoy: Adalet yürüyüşü ve yatay sınıf savaşları

Foti BenlisoyAlt sınıfların siyasete kendi çıkarları adına müdahale etmesini sağlayacak programatik ve örgütsel yığınağın bulunmadığı mevcut koşullarda, istibdat rejiminin kalıcılaşıp kalıcılaşmaması, tek bir sorunun cevabına bağlı görünüyor: Hâkim sınıf, ulusal düzeyde kapitalist üretim ilişkilerine yasal ve kurumsal bir çerçeve sağlayarak sermaye birikimi sürecinin koşullarını düzenleyen devleti “reise” teslim etmeye rıza gösterecek midir, yoksa göstermeyecek midir? Başka bir deyişle, yeni rejimin akıbeti, hâkim sınıfın, devletin birlik ve bütünlüğünün Erdoğan’ın bedeninde sağlanmasına rıza gösterip göstermemesine bağlıdır. Şefçi rejimin istikrar kazanması, siyaseten zayıflamış da olsa hâkim sınıfın bir bütün olarak lidere boyun eğmeyi, liderce bütünleştirilmeyi, dolayısıyla siyaseten pasifize olmayı kabul etmesini gerektirmektedir. Çünkü devletin kurumsal mimarisinin “reis” merkezli olarak yeniden yapılandırılmasına yönelik Bonapartist girişim, farklı ve çelişen çıkarlara sahip hâkim sınıf hiziplerinin lidere tabi kılınarak “siyaseten mülksüzleştirilmesi”, yani siyasal alanı etkileme/belirleme kapasitesinin mutlak bir biçimde zayıflatılması anlamına gelecektir.… Devam >>

Foti Benlisoy: Referanduma doğru: ‘İyimser olmayan bir umut’

“Tarihin tanıklık ettiği gibi Bonapartizm, evrensel ve hatta gizli oy ile çok güzel sürdürülebilmektedir. Bonapartizmin demokratik ayini plebisittir. Zaman zaman vatandaşlara şu soru sunulmaktadır: Lider tarafında mı yoksa ona karşı mı? Ve seçmen namlunun soğukluğunu omuzları arasında hissetmektedir. Şimdi artık taşralı bir yarı aydın gibi görünmekte olan III. Napolyon zamanından bu yana bu teknik olağanüstü bir gelişme göstermiştir.” Troçki’nin Norveç’te sürgündeyken kaleme aldığı bu satırlar Türkiyeli okur için de bir hayli tanıdık.

Henüz 1982 senesindeki gibi “İstanbul’da Anayasa’ya hayır kampanyası açan 13 kişi Sıkıyönetim Komutanlığı 3 Numaralı Askeri Mahkemesi’nce tutuklandı” türünden haberler çıkmıyor. Portekiz’de 1933 anayasa referandumundaki gibi boş ve geçersiz oyları da “evet” sayacak düzenlemeler daha yok.… Devam >>