Etiket arşivi: İttähat ve Terakki

Ahmet Önal: İttihat Ve Terakki’nin Devamı, Kuvva-i Milliye Teşkilatı Sevdalısı: Nazım Hikmet Ran

Nazım Hikmet, İyi bir sevda şairidir.

Temas ettiği konular ise;

Başat olarak sosyalizm, komünizm sosuyla sunduğu kadınlar ve Kuvva-i Milliye ruhudur.

Ermeni, Pontus, Rum, Êzidî, Rêya Heqîyê ve Kürt Katliamlarını gördüğünde gözlerini sımsıkı kapatır.

Mustafa Kemal’in gözlerini ise “Çakmak çakmak’ anlatır.

Afrika’nın, Asya’nın halklarını sevip, üstüne kalem kalem mürekkep döker, tüketir.

Ama söz konusu Kürtler olunca, kalemi yazmaz, elleri tutulur, ufku kararır, zamanı sıyırıp geçer.

“Orta Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı…” gibi uzanırken hiçbir mazlumun hukukuna takılmaz.

Kendinden geçer.

Tüm olanlara rağmen, sistemin ailesidir, dayısı Ali Fuad Cebesoy‘a güvenir.

İttihat ve Terakki Cemiyeti; Ermeni, Süryani, Êzidi soykırımında, katliamlarında ismi başat oldu.… Devam >> “Ahmet Önal: İttihat Ve Terakki’nin Devamı, Kuvva-i Milliye Teşkilatı Sevdalısı: Nazım Hikmet Ran”

Hasan Köse: Ermeni sorunu ve tarihle yüzleşmek

Osmanlı İmparatorluğu çok uluslu bir yapıya sahipti. Devlet sınırları içinde yaşayan farklı inanç ve etnik kökene sahip topluluklara karşı büyük bir hoşgörü ve eşit haklar temelinde yaklaşıldığı yönündeki propagandalar büyük bir yalandır. Benzeri çok uluslu devletler gibi Osmanlı da, bir halklar hapishanesi konumundaydı. Bu basit gerçeği görmek için, Muslüman olmayan topluluklara ve Alevilere karşı izlenen ayrımcı ve aşağılayıcı politikalara bakmak yeterlidir. Osmanlı İmparatorluğu’nda hiçbir zaman bütün halklar eşit konumda olmamıştır. Kürtler, Rumlar, Ermeniler, Süryaniler, Aleviler, Araplar ve tüm azınlıklar üzerinde baskı ve katliamlar eksik olmamıştır. Bu durum ,tamamen iktidarın niteliği ve dönemin tarihi, toplumsal gerçekliğinin ürünüdür. Başka türlü olması da beklenemezdi.… Devam >> “Hasan Köse: Ermeni sorunu ve tarihle yüzleşmek”