Etiket arşivi: Kürtler

Hovsep Hayreni: Osmanlı dönemi, Kürt otonomisi ve Ermeniler aleyhine işleyen süreç

Sultan Selim 1514 Çaldıran zaferinde kendisine büyük yardımı dokunan Kürt aşiret ve emirlerini daha kalıcı işbirliğine teşvik etmek amacıyla mükâfatlandırır. Gelecekte Kürtlerin savaş hizmetlerini güvenceye alacak şekilde Bitlisli Molla İdris’le anlaşmaya varır. Böylece imparatorluğun doğu sınırında savunma işiyle birlikte yerel otorite olma imtiyazı da Kürt feodal beylerine verilir. Bu tercihte din faktörünün de önemli bir rolü vardır. İttifak öncelikle Şiiliğe karşı savaş sırasında kurulduğu için bölgedeki otonomi anlaşması da Sünni Müslümanlar arası dayanışmanın devamı ve bir tür iktidar bölüşümüdür. Bazı Kürt tarih yazıcıları olayın bu karakterinden dolayı Osmanlı devletinin Kürdistan’ı işgal etmiş sayılamayacağını, rızaya dayalı birlikten bahsetmenin daha doğru olacağını savunurlar.… Devam >>

Sait Çetinoğlu: 1915 Soykırımı’nda Kürtler’in Rolü ve Hamidiye Alayları Üzerine

Ermeniler’in bu coğrafyadan kazınmasında en büyük suçlu İttihat ve Terakki ile Alman ortakları olmasının yanında bin yıllardır bu coğrafyada yaşayan bir halkın bir anda ortadan kaldırılması sadece ordu ve Teşkilat-ı Mahsusa çetelerinin örgütlediği cezaevinden çıkardıkları canilerden teşkil edilen çetelerin yanında yerel halkın da Soykırıma destek vermesi, İttihatçı canilerin işlerini tereyağından kıl çeker gibi düzenli bir şekilde gerçekleştirmelerinde en büyük kolaylık sağlamıştır. Bu Kırıma her bölgeden ve her milliyetten yerel halk iştirak etmiştir. Her milliyet 1894-96 katliamları sırasında edindiği gerekli tecrübeyi 1915 sürecinde uygulamıştır. Her milliyettin mensuplarından ittihatçılara suç ortağının çıktığı gibi Kürtler’de bu işbirliğinden vareste değillerdir. Üstelik Kürtler’in Hamidiye katliamları sırasındaki tecrübeleri diğerlerinden çok arttığını söylemekte sakınca yoktur.… Devam >>

Garo Sasuni: 1930 Ararat İsyanı

Kürt bağımsızlık hareketi ve Ermeni-Kürt ilişkileri tarihinin en önemli sayfası 1930 yılı Haziranının başında patlak veren son Büyük Ararat İsyanıdır.

Dört yıllık Kürt bağımsızlık hareketini inceleyip, olayları tartar ve bir eleştiri ile onun değerini ölçersek, görürüz ki “Ararat” isyanmın bütün Kürdistan’ı kapsamamış ve büyük Kürt kitlelerini kendisiyle sürüklememiş olmasına rağmen, açık siyasi kavramı, düzenli örgütü, askeri disiplini ve direnişi ve de bilinçli Ermeni-Kürt dostluğu ile birinci derecede öneme sahip bir Kürt hareketidir. Bu savaş Kürt bağımsızlık hareketlerinin en büyük safhalarından biri veyahutta en önemlisi kabul edilebilir ve ilerideki Ermeni-Kürt siyasi hayatına çok büyük etkide bulunmuştur.

Göımüş olduğumuz gibi 1928-1929 yıllarında Kürtler, Türk hükümetinin parçalayıcı hareketlerine karşı direnmek, kendisini müdafaa etme savaşlarını vermek ve daha tehlikeli hücumlara karşı koyabilmek için örgütlenmeye ve savaşmaya hazırlanmıştı.… Devam >>

David Gaunt: Sahnenin Hazırlanması: Kürtler Hakkari Asurilerini Yok Etmeye Başlıyorlar

Birkaç istisnayla, güneydoğu Anadolu’daki Süryani ve Ermeni yerleşimleri, Kürtlerin nüfusun çoğunluğunu oluşturdukları ve ağa denilen Kürt reislerin yerel siyasi gücü ellerinde bulundur­dukları bölgelerdi. Modernlik Öncesi zamanlarda, Süryaniler ve Kürtler birbirlerine yakın yerlerde yaşarlardı. Geleneksel olarak, Asur dini lider Mar Şimun’un, yönetimde Hakkâri emirinden sonra geliyor ve yokluğunda emire vekâlet ediyordu. Diyarbakır vila­yetinde birçok Kürt aşiret konfederasyonunun Süryani üyeleri vardı. Daimi olarak Muhallemi ve Mardin’in Ömerli sancağında İkamet eden Nisanay aşiretleri, Hıristiyan kökenliydiler ve bu du­rumu anımsarcasına, bazıları Hıristiyan akrabalarıyla bağlarını korumaya devam ediyordu.

Aynı zamanda, Kürt folkloru Er­menilere karşı değil, Süryanilere karşı dostça tutumlardan söz ediyordu. Nasturiler hakkındaki bir Kürt atasözü şöyleydi: ”On­larla bizim aramızda bir saç kılı kadar fark var ama Ermenilerle aramızda bir dağ kadar fark var.” Kürt erkekleri ve Nasturi kadınlar arasındaki aşklara da rastlanıyordu.… Devam >>