Etiket arşivi: Mustafa Suphi

Gülşen İşeri: Mustafa Suphi’lerden bu yana ‘devlette süreklilik…’

Karadeniz denilince akla mikro milliyetçilikten tutunda ırkçılığa, HES’lerle mücadeleden Terzi Fikri’nin hikayesine kadar uzanan, iç içe geçmiş bir sarmaldan söz edebiliriz. Karadeniz hırçındır, derindir, yaralıdır, inatçıdır! Bir de ‘komünist’ düşmanıdır!

80 sonrası yaşanılan ‘temizleme’ politikası Fatsa’nın sembol belediye başkanı olan Terzi Fikri’nin (Fikri Sönmez)getirdiği yenilikleri de alıp götürmüştü. 80 sonrası Fatsa’ya yapılan operasyonda Terzi Fikri tutuklandı. 5 yıl kaldığı hapishanede kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

Aslında Karadeniz, 1921 yılında 15’leri derin sularına aldığında Türkiye’nin bir utancı olarak kalmıştı.

1921 yılından bu yana “devlette süreklilik esastır” geleneği sürüyor!

15’lerin hikayesi ne kadar derinse, o kadar da trajediydi… Türkiye Bolşevik Fırkası Başkanı gazeteci Mustafa Suphi, eşi Maria ve 13 yoldaşı Ankara’da Mustafa Kemal ile görüşmek için Bakü’den yola çıkmıştı… Devlete güven olmayacağını o yıllarda da öğretmişti!… Devam >> “Gülşen İşeri: Mustafa Suphi’lerden bu yana ‘devlette süreklilik…’”

Robin Amara: Bu Yıl Hangi Soykırımın Yüzüncü Yılı? (3)

İkinci bölümde genelde dünyalı işçi sınıfı hareketlerinin özelde de Bolşeviklerin sindirmekle sınandığı sert konjonktür değişiminini anmıştık. Bu bölümde yer vermeye çalışacağımız Sovyetler Birliği ve dolayısıyla TKP’nin Pontos Rum Soykırımının hasıraltı edilmesinde paylaştığı suç ortaklığına da o konjonktür değişiminden hareketle bakmaya girişebiliriz.

Öncelikle bu spesifik dönemde konjonktürün de zamanın yaman görecesine mahkum olduğunu belirtmek gerekli. Öyle ki Sovyetler Birliği, neredeyse bir yıl sabırla beklenen(!) ‘Dünya Devrimi’nin gelmemesi üstüne afallıyor. Ne var ki gidişatı kestirilemez böylesi etkili tarihsel değişim dönemlerinin siyasal figürleri üstüne niyet okuması yapmak da adil olamaz. Bu yüzden bildiklerimizden devam edelim. Bildiğimiz şu ki her ne sebeple olursa olsun Bolşevikler için birtakım hamlelere başvurmak artık kaçınılmaz hale geliyor.… Devam >> “Robin Amara: Bu Yıl Hangi Soykırımın Yüzüncü Yılı? (3)”