Etiket arşivi: Nubar Ozanyan

Nubar Ozanyan Yerevan’da özlem ve saygıyla anıldı…

Nubar OzanyanMartager Nubar Ozanyan’ın ölümsüzlüğünün I.yılında bir çok yerde anma etkinlikleri düzenlenmeye devam ediliyor.

26 Ağustos tarihinde kilisede yapılan dini törenden sonra, Nubar Ozanyan şahsında şehitlere verilen հօգեճաշ(2) ile bir araya gelen Karabağ savaşında birlikte olan silah arkadaşları, Rojava ile Karabağ savaşında şehit düşenler için saygı duruşunda bulundular.

Dağlık Karabağ savaşından sinevizyon gösterimlerin yapıldığı anma toplantısında, Monte’lerin, Leonid’lerin, Nubar’ların mücadeleleri tanıtılırken, Rakka özgürleştirme hamlesinde şehit düşen Ozanyan’ın mücadelesini anlatan belgesel video gösterimi ilgiyle izlendi.

Yapılan açıklamada, işgal yağma ve talan ile komşu ülkelerin topraklarında gözü olan, Ortadoğu ile Kafkaslar’da yeni Osmanlı hayalleri peşinde koşan Türk devleti bu sefer Erdoğan destekli, Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren DAİŞ çeteleriyle halkların baş belası olduğu dile getirildi.… Devam >> “Nubar Ozanyan Yerevan’da özlem ve saygıyla anıldı…”

Nubar Ozanyan Serekaniye Ermeni Kilisesi’nde Anıldı

Nubar OzanyanSerekaniye: TKP/ML TİKKO Komutanı Nubar Ozanyan ölümsüzlüğünün 1. yılında yoldaşları ve Rojava halkları tarafından anıldı. Anmaya Türkiye devrimci hareketlerinden örgütler ve Kürt-Ermeni-Arap-süryani halkı katıldı.

Anma sırasında Arapça-Ermenice-Kürtçe konuşan Ermeni yurtsever kadın Gohar Garabetyan Armenagi, “Dağın evladı, kılıç artığı cesur yürekli, çok yönlü yetenekli, insan sever, taştan yürek, çelikten insan, zulmün önünde eğilmeyen, ileri görüşlü, korkusuz, fedakar , adanmış, güçlü kurtuluş insanı…işte budur bizim kahraman Nubar Ozanyan. Yoldaş martager. Heval Orhan. Yozgat’ta doğdu. Rojava topraklarında devrimci askeri görevlerini yerine getirirken şehit düştü. O sıradan herhangi bir insan değildi. O her yerde özgürlük ihtiyacı olanaların yardımına koşan biriydi. O aynı zamanda Ermenistan’da Filistin’de yetkin bir devrimci yöneticiydi.… Devam >> “Nubar Ozanyan Serekaniye Ermeni Kilisesi’nde Anıldı”

Rojava’da 40 gün (3): “Bana önderlik edecek olan Nubar gibi önümden yürümeli”

“Ermenilere burada yer yok”

Her şey Ermeni Soykırımı’nın 100. yılına denk gelen günlerde tarihin en uzun süren MGK kararlarında “Çöktürme Planı”nın devreye konularak Kürt halkı için çıkarılan fermanlarla başladı. Yani yine “taş üstünde taş, baş üstünde baş kalmayacak” denilmiş, “tek adam”ın emirleri doğrultusunda harekete geçen Özel Harekatçılar katliamlar uygulamaya başlamıştı. Uluslararası antlaşmalarda Türkiye’nin de bizzat taraf olduğu sözleşmeler rafa kaldırılarak, kural tanınmayarak savaş suçu olan uygulamalara tanık olduk/olmaktayız. Kayyum ile bir gecede Wan’ın Edremit ilçesine atanan belediye başkanı Ermeni Mezarlığı üzerine tuvalet yaptırarak, gerçek yüzlerini sergilemişti. Şırnak-Cizre’de PKK’lilere ait mezarlıklar dozerle kırılmış, cenazeler torbalara konularak kaldırılmıştı. Şehitliklere karşı tahammülsüzlük artık had safhadadır.… Devam >> “Rojava’da 40 gün (3): “Bana önderlik edecek olan Nubar gibi önümden yürümeli””

Rojava’da 40 gün (2): “ERMENİ’YİM, FEDAİ’YİM!”

Uzun, yorucu ve sıkıntılı bir yolculuktan sonra gerillalar, enternasyonal savaşçılar eşliğinde Rojava’ya ulaşıyoruz. Her şeyi unutuyor, sevinç çığlıkları atıyoruz. Farklı bir coğrafyada olduğumuzun farkına varırken, aynı zamanda savaş koşullarında olduğumuzu öğreniyoruz. Savaşı kaybeden DAİŞ çetelerinin halen gizli kitle tabanı mevcutken zaman zaman intikam saldırılarında bulunuyorlar. Qamışlı’ya gidene kadar her tarafta Asayişi oluşturan gerillanın çok sıkı kontrolünden geçiyoruz. Asayişi sağlayan, gerillaların her adım başı denetlemelerine rastlıyoruz. Bazen çetelerin eylem yapmak için Türkiye’den geçerek gelirken yakalandıklarının haberlerini alıyoruz. Hemen yanı başımızda uzanan, kilometrelerce duvar olmasına rağmen Türkiye destekli çetelerin kendilerini patlatarak “cennete gitmek” için eylem yaptıklarını duyuyoruz.

Savaştan sonra ülkesini terk edip farklı yerlere kaçan 2-3 bin civarında Ermeni’nin kaldığı Qamışlı’da Surp Hagop Ermeni Kilisesi’ne ulaşıyoruz.… Devam >> “Rojava’da 40 gün (2): “ERMENİ’YİM, FEDAİ’YİM!””

Rojava’da 40 gün (1)

Nubar OzanyanEn son Yerevan’dan görüştüğümüzde “bizim Rojava’daki durumumuzu görmek için muhakkak gel her şey burada çok güzel, Parti teşkilatımızın Rojava’da saygınlığı ve halk tarafından sempatisi var” demişti. “Sen yeter ki gel, istediğin yerde seni karşılarım” dedikten sonra Ağustos ayında “muhakkak geleceğim” demiştik ve sözleştik. Zamansız, hiç beklemediğim bir anda çalan telefonumdan gelen haber ile yıkılmıştık. “Acı haber tez gelir” dedikleri gibi Nubar Ozanyan’ın şahadet haberi, sınırları aşarak ulaştı, Ağustos ayında görüşebilme, hasret giderebilme ortamı artık olmazken, cenazesini görme, toprağa verilirken yanında olma, son görevlerimi yerine getirmek, yaşarken vermiş olduğum “muhakkak geleceğim” sözünü yerine getirmem gerekiyordu.

Hiç bilmediğimiz bir coğrafya, diline, kültürüne, yaşam tarzına tamamen yabancı olduğumuz koşullar altında seyahatin kolay olmayacağını önceden tahmin edebiliyorduk.… Devam >> “Rojava’da 40 gün (1)”