Etiket arşivi: Pontos Rum Soykırımı

Theodosios Kyriakidis: Vatikan arşivlerinde Pontos Rum Soykırımı

Theodosios Kyriakidis2011 yazında, Gizli Arşivler Direktörü Kardinal Sergio Pagano, Vatikan’ın o sırada hazırlamakta olduğu ve Katolik Kilisesi’nin Gizli Arşivlerinin kamuoyuna sunulacağı Lux in Arcana başlıklı büyük bir sergiyi duyururken, Vatikan Arşivlerinde biriken belgelerden derlenen, Ermeni Soykırımı hakkında bir kitabın basılacağını da duyurdu.

Katolik Kilisesi’nin arşivlerinin Osmanlı İmparatorluğu’nun Hıristiyan toplumlarının imhası konusunda raporlar ve bilgilerle dolu olduğu doğru. Vatikan’ın sayısız resmi arşivi (Archivio Segreto Vaticano, Propaganda Fide, Segreteria di Stato vb.) ve Osmanlı İmparatorluğu’nun birçok şehrinde aktif olan Cizvitler ve Fransiskenler gibi çeşitli tarikatların arşivleri, Hıristiyanların Jön Türkler ve Kemalistler tarafından maruz bırakıldıkları katliamlara, sürgünlere, yalan ve yıkıma dair ciddi göndermelerle dolu. Bu raporların, ister Latin isterse Doğu koluna ait olsunlar, esasen Katoliklerle ilgili olduğu da doğru.… Devam >>

Tuncay Yılmaz: 19 Mayıs 1919 Karadeniz (Pontos) Rumlarının soykırım simgesidir!

Türk ve Sünni Müslüman olmayan halkların kanları üzerinde yükselen Türkiye Cumhuriyeti soykırımcı, katliamcı tarihiyle yüzleşmeden bir milim olsun demokratikleşemeyecektir.

Cumhuriyetin 100. Yılı yaklaşırken bunca zamandır baskı, yasak, asimilasyon ve katliamlarla saklanan gerçekler bir bir su yüzüne çıkıyor.

Resmi tarih sayfalarında anlatılan hikayelerin gerçek yüzü ortaya çıktıkça hem hala içinden çıkmayı bir türlü başaramadığımız bu karanlık kuyunun derinliği daha iyi anlaşılıyor hem de çıkış yolu görünmeye başlıyor.

Yavaş yavaş bir dünya sistemine dönüşen kapitalizmin zorlamalarıyla ulus devlet salgını Osmanlı imparatorluğunun sınırlarından girmeye başlayınca dört bir yanda bağımsızlık/ulus devlet mücadeleleri gündeme geliyor. 1829’da ilk olarak Yunanistan’la başlayan Kopuş süreci, diğer Balkan devletlerinin ardından Afrika ve Ortadoğu’daki Arap devletlerinin de kopuşuyla devam etmiş ve süreç yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla sonlanmıştır.… Devam >>

Talât Ulusoy: İTTİHATÇI SOYKIRIMCI KURTULUŞ

Her “24 Nisan”da hep aynı kalıba dökülmüş ifadeler: “Biz öyle şey yapmayız!” ya da “Ama onlar da bize yaptı!” Kesmedi mi, at topu tarihçi(!)lere: “Tarihi tarihçilere bırakalım, siyasetçiler değil, tarihi belgeler konuşsun!!!”

Ne bekliyorsun, konuştursana!

Öyle ya, pek çok belge imha edilmiştir, ya da İttihatçı devlet tapınağının kozmik odalarında kilit kilit üstüne saklıdır. Tarihçi dedikleri de, resmi tarih tapınağının İttihatçı rahipleri. “Tarihçi”ye güven buradan geliyor.

Ne yapsanız, ne etseniz “mızrak çuvala sığmıyor.”

Devletin derin kuyularında saklasalar da, rahiplerin yalanlarıyla beyinleri yıkasalar da mızrağın en azından ucu, çuvalın bir yanından çıkıveriyor. İttihatçı Cumhuriyeti kurarken Büyük Millet Meclisi (BMM) kürsüsünden yaptıkları  “itiraf”lar varken, başka belgeye gerek yok (bkz.… Devam >>