Etiket arşivi: Ragıp Zarakolu

Ragıp Zarakolu: Türkiye solunun arkeolojisini yapmak

Ragıp ZarakoluMete Tunçay, Türkiye solunun tarihine yönelen ilk siyaset bilimci akademisyenimizdir. Zaten Doçentliğini de “Türkiye’de Sol Akımlar” adlı araştırması ile almıştı. (1) Siyasal düşünce tarihine ve onun klasiklerine ilişkin çok önemli kitapları kazanmıştır. Öyle pek kolay bir dönem değildi. Bu konuda Ankara’da Sosyalist Kültür Derneğinde ilk konferans verdiğinde, konferansı izleyen eski komünist, sonra Kadrocu, sonra Kemal ve İsmet’in biografisti Şevket Süreyya kendisini heyecanla kutladıktan sonra şöyle diyecekti. “Bu akşam seni ziyaret edebilirler!” Kimler, elbette, kapısında çift hilal bulunan tabutlukçu 1. Şube elemanları!

Ama gelmediler. Bir başka tabu konuyu ilk deşen İsmail Beşikçi’den daha şanslıydı yine de.

Her ne kadar Mete Tunçay bilmem kaç kez üniversiteden atılsa, 12 Marttan sonra hapse girse bile!… Devam >> “Ragıp Zarakolu: Türkiye solunun arkeolojisini yapmak”

Ragıp Zarakolu: Yitik kentler

Ragıp Zarakoluİç savaş ve soykırımların en çarpıcı görüntülerinden biri de ürkütücü kent yıkıntılarıdır ve hayalet kentlerdir.

Diyarbakır’da soykırımdan kısa bir süre önce Ermenilerin işyerlerinde yangın çıkmıştı. 1915’te yarım kalan yangın, 2015 sonbaharında, Tarihi Dikranikert’in yüzde 80’inin yerle bir olması ile tamamlanmış oldu!

Bugün eski Van kenti bir hayaletten ibaret. Bir bilim ve kültür merkezi olan Harput kentinden arta kalan da sadece bir hayalet. Karadeniz’de eski Gümüşhane/Kromni de. Ya da Fethiye yakınlarındaki Kayaköy. Liste uzar da uzar. Ne diyordu Rıza Nur, Topal Osman’a “yak yık ki, geri gelme umutları olmasın!” (Rıza Nur, Hayat ve Hatıratım, Sansürsüz Almanya Baskısı).

Dido Sotiriyu’nun köyü Kırkıca’yı Çirkince yapmışız.… Devam >> “Ragıp Zarakolu: Yitik kentler”

Ragıp Zarakolu: Mayıs’ta ölümsüzleşen arkadaşlarımız için

Ragıp ZarakoluMayıs baharın yazı kucaklamaya başladığı ay.

Ama aynı Mayıs ayı ne yazık ki, birçok devrimci arkadaşımızın tiranlık tarafından katledilmesine tanık oldu. Bunlardan ikisi üniversite yıllarından arkadaşım olan Deniz Gezmiş ve İbrahim Kaypakkaya. Çözülmedikleri için, dik durdukları ve Kürt halkıyla kardeşliği savundukları için konuldukları cezaevlerinde biri yargılı diğeri yargısız olarak infaz edildi. Mahir ve Hüseyin Cevahir Maltepe’de Mayıs ayında sıkıştırıldılar. Hüseyin bir sniper tarafından infaz edildi. Maltepe Askeri Cezaevinde Mahir ile Cihan ile sohbetlerimiz hâlâ kulaklarımızda. Deniz’i kurtarmak için hemfikirdiler. Kızıldere’de birlikte katledildiler.

Askeriye karşısında tırsan “düşük” başbakan Demirel, idam kararı çıktığında parlamentoda üçe üç işareti yaparak aklı sıra, Menderes ve arkadaşlarının intikamını aldığı mesajını veriyordu.… Devam >> “Ragıp Zarakolu: Mayıs’ta ölümsüzleşen arkadaşlarımız için”