Etiket arşivi: Sait Çetinoğlu

Sait Çetinoğlu: Lenin Yönetimindeki Bolşeviklerin Milli Mücadele’ye katkıları üzerine

Tuhaf kader cilveleri vardır. Eğer Lenin çarlığı yıkmasaydı ve Rusya zafer gününe erişse idi, İstanbul Rus olacaktı. İnsanın acaba bir İstanbul köşesine Lenin’in büstünü koysak mı, diyeceği gelir. Falih Rıfkı Atay[i]

Okuyucu Falih Rıfkı’nın sözlerini, abartılı bulabilir ama bir gerçekliğin ifade edilmesidir. Milli Mücadele döneminde Sovyet yardımının ne kadar önemli olduğu, Türk-Yunan savaşında, Yunan Ordusunun grevinin yanında, Sovyetlerin mali ve askeri yardımının tayin edici bir etkisinin olduğu kuşkusuzdur. Bu etki tarihçilerin neredeyse üzerinde anlaştıkları tek konu olduğunu söylersek abartmış olmayız.

Geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz İstanbul doğumlu tarihçi dostum Neoklis Sarris, Sovyet-Ankara yakınlaşmasının M. Kemal’in gerçek kurtuluşu olduğunu[ii]ve Türkiye’nin toprak kaybı olmadan sürdürdüğü varlığını ve “yeni bir devlet” olarak kuruluşunu bu yakınlaşmaya borçlu olduğunu kabul etmektedir.[iii]

Bu Askeri yardım Neoklis Sarris’in araştırmasının sonuçlarına göre, iki yıldan daha kısa bir sürede sağlanan Sovyet yardımının değeri, Türkiye’nin yıllık bütçesini ve iki yıllık toplam askerî giderlerini aşmıştı!… Devam >>

Sait Çetinoğlu: 1915 Soykırımı’nda Kürtler’in Rolü ve Hamidiye Alayları Üzerine

Ermeniler’in bu coğrafyadan kazınmasında en büyük suçlu İttihat ve Terakki ile Alman ortakları olmasının yanında bin yıllardır bu coğrafyada yaşayan bir halkın bir anda ortadan kaldırılması sadece ordu ve Teşkilat-ı Mahsusa çetelerinin örgütlediği cezaevinden çıkardıkları canilerden teşkil edilen çetelerin yanında yerel halkın da Soykırıma destek vermesi, İttihatçı canilerin işlerini tereyağından kıl çeker gibi düzenli bir şekilde gerçekleştirmelerinde en büyük kolaylık sağlamıştır. Bu Kırıma her bölgeden ve her milliyetten yerel halk iştirak etmiştir. Her milliyet 1894-96 katliamları sırasında edindiği gerekli tecrübeyi 1915 sürecinde uygulamıştır. Her milliyettin mensuplarından ittihatçılara suç ortağının çıktığı gibi Kürtler’de bu işbirliğinden vareste değillerdir. Üstelik Kürtler’in Hamidiye katliamları sırasındaki tecrübeleri diğerlerinden çok arttığını söylemekte sakınca yoktur.… Devam >>

SAİT ÇETİNOĞLU: KAPİTALİZMİN AMOK KOŞUSUNA KARŞI MANİFESTO

Sait ÇetinoğluBir Başka Uygarlık için Manifesto’nun devamı ve tamamlayıcısı olarak düşünebileceğimiz Fikret Başkaya’nın Çöküş başlıklı son çalışması,[i] insanlığı rehin alarak içine sürüklendiğimiz açmazlardan, Marxizm’e yeniden vurgu yaparak, çıkış yollarına dair perspektifler sunan, anti kapitalist manifesto ve yeryüzünün lanetlilerine bir enternasyonal çağrısıdır.

7 bölüm ve bu bölümlerdeki tezlerini netleştiren çerçeve açıklama olarak tanımlayabileceğimiz 10 ekten oluşan, Kapitalizmin nihai Krizi Üzerine Bir Deneme alt başlıklı Çöküş, radikal düşünceye hakkını veren bir çalışma olarak, düşünmeye ve ayağa kakmaya bir çağrıdır. Biz bu kısa yazıda çalışmanın bu veçhesine daha fazla ağırlık vereceğiz.

Krizin, dar anlamda sadece ekonomiyi angaje etmediğini, insan ve toplum yaşamının tüm veçhelerini girdabına almış bulunduğunun altını çizerek, çalışmasını bindiğimiz alametin biz nereye taşıyacağına dair bir uyarı olarak niteleyen Başkaya, bataklık metaforunu kullanarak, patinaj yapan bir aracın bataklıktan çıkmasına dair öneriler olarak kısaca özetlediği çalışma, yoğun bir bilgi ile birlikte net bir alternatifi sunar/kapsar.… Devam >>

Sait Çetinoğlu: Tanıma ve Telin İTC Yargılamaları

Sait ÇetinoğluDiran Lokmagözyan’ın çevirisi ile Arsen Avagyan’ın  redaksiyonundan geçen Meline Anumyan’ın Tanıma ve Telin[i] başlıklı çalışmasında, Türk tarihçiliğinin ender değindiği bir dönemi irdelenmiştir. Anumyan, bu çalışmasıyla okuyucuya İTC’nin 1919-21 ve 1926 yargılamalarının ayrıntılı bir özetini sunmasının yanında, her iki dönem yargılamalarının kıyaslaması da yaparak Temmuz 1908 ile Temmuz 1926 aralığının da ayrıntılı bir bilançosunu çıkarması bakımından çalışma son derece önemlidir.

Çıkarılan bilançodan Soykırımın süregen olduğunu ve günümüze uzandığını göstermekle birlikte, İTC zihniyeti ile ritüellerinin de günümüzün ayrılmaz bir parçası olduğunu apaçık ortaya koymaktadır: Cumhuriyet İTC zihniyetinin bir parçasıdır. Türk devlet geleneği, ittihatçı geleneğin aynısı olup, çalışma stili de aynı İttihat’ın stilidir, bu ülkede günümüze kadar gerçekte sadece bir parti vardır, bu da İttihat Terakki Partisi’dir.Devam >>

Sait Çetinoğlu: Ermeni Soykırımının Final Bilgileri, Belgeler ve Tanıklıklar: Naim Efendi’nin Hatıratı ve Talat Paşa Telgrafları

Sait ÇetinoğluMütarekenin hemen sonrasında Soykırımın ikinci safhasının yaşandığı topraklardaki bilgileri ve belgeleri  paylaşan sevkiyat memuru Naim Efendi’nin Hatıratı, Taner Akçam tarafından Krikor Gergeryan Arşivinde izi sürülerek, Arşiv bilgileri eşliğinde tekrar günümüze taşınmıştır. Akçam’ın Naim Efendi’nin Hatıratı ve Talat Paşa Telgrafları[i] başlıklı son çalışması, Aram Andonyan’ın[ii] Meskene günlüklerindeki sözleriyle: hiçbir şey için umutları kalmamış,  Hatta Tanrı’ya inançlarını bile kaybetmiş; artık yaşama güçleri kalmamış olan, ölüme mahkûm edilmiş Ermeni halkının bakiyesinin  Soykırım’ın son noktasındaki yaşamına ve tüketilmesine odaklıdır. Aram Andonyan’ın, tarihin hiç bir devrinde, dünyanın herhangi bir köşesinde, bir insan topluluğunun düştüğü böyle zavallı durumu hiç bir yazar hayal bile edemezdi sözleriyle tasvir etmeye çalıştığı ölüm tarlalarına çevrilen coğrafyadaki    gerçeklikleri netlikle okuyucunun önüne serer.… Devam >>