Etiket arşivi: Soykırım

Kadir Akın: Soykırım kültürel birikimi yok etti

Entelektüel ve kültürel bütün birikim soykırımla yok edildi. El zanaatları, resim, tiyatro, opera, mimarlık, müzik her alan çoraklaştırıldı. Benim üzerinde durduğum konu ise sosyalizmin bu topraklardaki köklerinin zarar görmesidir.

Araştırmacı Yazar Kadir Akın, Türk solunun tarihini TKP ile başlatmasının yüz yıllık bir çarpıtma olduğunu belirtiyor ve ekliyor: ‘’Yüzleşme olmadan geleceği kurmak, hele birlikte kurmak hiç mümkün değil. Dolayısıyla sosyalist hareket kendisini yeniden kurarken, tarihini de yeniden ele almak zorunda…’’

Kadir Akın, ‘Ermeni Devrimci Paramaz’ kitabında Türk şovenizmini ve onun sol içindeki derin etkilerini de irdeleyen bir tür özeleştiri niteliği taşıyor. Akın, soykırımdan önce Ermeni devrimci hareketinin Anadolu Federasyonu talebinin bugün Kürt hareketinin savunduğu taleplerle neredeyse birebir olduğunu ifade etti.… Devam >> “Kadir Akın: Soykırım kültürel birikimi yok etti”

Füsun Erdoğan: ‘Bazı yaralar zamanla iyileşmez!’

Füsun ErdoganErmeni Soykırımına ithafen söylenmiş bir söz bu… Ve bu sözün gerçek yaşamdaki karşılığını anlayabilmek için, ya bu acıların içinden geçerek hayata tutunmuş birinin yaşadıklarını anlatırken yüzüne çöken derin acı ve korkuya şahit olmalı… Ya da halkına yaşatılan acıların öyküleriyle büyümüş biriyle yüzleşmeli; gözlerine çöken acı ve öfkeyi hissetmeli… İnsan ancak o zaman soykırımın insanlık için nasıl bir onulmaz yara olduğunu anlayabiliyor. O zaman zamanın her derdin ilacı olmadığını görebiliyor. O zaman Ermenilerin soykırıma neden “Meds Yeghern/Büyük Felaket” dediklerini kavrayabiliyor. O zaman bütün yaşamları boyunca Ermeni olduğunu çocuklarından bile gizlemesinin nedenini çözebiliyor…

Geçtiğimiz yaz İsviçre’de gerçekleşen Coux 2017 Formu’nda Türkiye, Lübnan ve Ermenistan’dan gelen gençlerle, Hollanda’dan giden Ermeni, Türk, Kürt, Alevi, Azeri gençler bir buluşma gerçekleştirdi.… Devam >> “Füsun Erdoğan: ‘Bazı yaralar zamanla iyileşmez!’”

David Gaunt: Katliamlar, Direnişler, Koruyucular, Bir Araştırma Merakının Gelişim Süreci

İsveç’te üniversitede tarih okuturken, yıllarca aileleri Ortadoğu kökenli öğrencilerle pek çok ilişkim oldu. Anlattıkları Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde, ailelerinin yaşadıkları tecrübeler ve sıkıntıları can kulağıyla dinleyip büyülendim. Öğrencilerimle diyalog halinde, öğrencilerimin geldikleri yerlerde olup bitenlere dair tarihsel kanıtlar toplamaya başladım. Buraları daha çok Türkiye’nin Diyarbakır, Mardin, Botan ve Hakkâri gibi bölgeleri ile İran, Irak ve Suriye’nin komşu yöreleriydi. Çok karmaşık ve çekişmeli olan bölge fırtınalı bir tarihe sahipti. Toplayabildiğimiz bilgilerin çoğu hiçbir kuşağın kendisini kurtaramadığı kitlesel şiddetle ilgiliydi. Doğrusu, bir toplum tarihçisi olarak bu durumu müthiş ilginç buldum. Çünkü Avrupa’da da dışarıda da kitlesel şiddeti açıklamanın bir hayli zor olduğu görülmüştü.… Devam >> “David Gaunt: Katliamlar, Direnişler, Koruyucular, Bir Araştırma Merakının Gelişim Süreci”