Etiket arşivi: Taner Akçam

Soykırımdan Kurtulanlar

‘Soykırımdan Kurtulanlar: Halep Kurtarma Evi Yetimleri’ kitap Ermeni Soykırımı sırasında hayatta bırakılan Ermeni kadın ve çocukların 1918’den sonra kapatıldıkları evlerden kurtarılmalarını ele alıyor. Kurtarma Evi’ne gelen 1.700 civarında çocuk ve kadının kaydı tutuldu. Kitabın editörlüğünü yapan Dicle Akar’a göre soykırımı ilk kez çocuklar anlatıyor, bu bulmacanın eksik halkasıydı’’ diyor.

Ermeni Soykırımı sırasında hayatta kalan Ermeni kadın ve çocukların kapatıldıkları evlerden kurtarılmalarını ele alan ‘Soykırımdan Kurtulanlar: Halep Kurtarma Evi Yetimleri’ adlı kitap, İletişim Yayınları’ndan çıktı.

Milletler Cemiyeti tarafından 1921’de Halep’te kurulan Halep Kurtarma Evi’nin çalışanları, gelen kadın ve çocukların başlarından geçenlerin not edildiği özel kayıt defterleri tutmuştu. Günümüzde İsviçre’nin Cenevre kentindeki Milletler Cemiyeti Arşivi’nde bulunan 1922- 1930 tarihli bu defterlerde, toplam 1700 civarında kadın ve çocuk hakkında bilgiler yer alıyor.… Devam >>

Taner Akçam: Sarıkamış’ta savaşan Ermeni askerler ve esaret mektupları

1922 yılında Paris’te Ermenice bir kitap yayımlanır; kitabın adı Acı Çekenlerin Sesi (Tsayn Darabelots), yazarı B. Donabedian’dır. Aslında Donabedian’ın kitaba yazdığı önsözde söylediği gibi, kitabın tek bir yazarı yoktur. Yüzlerce farklı kişi tarafından yazılmış mektupların biraraya toplanmasından oluşmuştur. Mektupların hemen hepsi, soykırımdan kurtulmuş veya kurtulup kurtulamadıkları henüz daha belli olmayan Ermeniler tarafından 1916-1919 yılları arasında yazılmıştır. Her bir mektup, yaşananların sıcağı sıcağına anlatılmasından ibarettir. Birincil el tanıklar, daha olayların içinde iken, ümitsizce akraba, eş ve dost aramakta, onlara başlarından geçenleri tüm detayları ile aktarmakta ve yardım istemektedirler.

Bu mektuplar içinde neler yok ki… Aynı köyde onlarca yıldır birarada yaşadıkları komşuları tarafından nasıl saldırıya uğradıklarını anlatanlardan tutun da, iyi niyetli Müslümanların yardım çabalarına kadar, her şeyi ama her şeyi, ayrıntılı yer ve şahıs isimleriyle bulmak mümkün.… Devam >>

Taner Akçam: ‘Zamanı değil’ tezinin düşündürdükleri

Milli Güvenlik Kurulu “savaş çığırtkanlığı” yapanları hayal kırıklığına uğratacak oldukça düşük profilli bir tavır almayı tercih etti. Ama ben gene de çok üzgün olduğumu itiraf etmek zorundayım. Çünkü, Türkiye’de Kürdistan’daki referanduma karşı çıkan bloğun büyüklüğü gerçekte ürküntü verici.

Birbirinden oldukça farklı iki büyük ayağı var bloğun. Birinci ayak, Türkiye, Suriye, İran ve Irak gibi komşu devletlerin karşı tutumları. Bu çok “anlaşılabilir” bir tepki. İkinci ayağın başını sanki PKK tezleri çekiyor gibi… Ama bence bu “ikinci ayağı” asıl güçlendiren Demirtaş’ın ikinci açıklaması oldu.

Konu hakkında sessiz kalanlar, Demirtaş’ın açıklaması ile birlikte referanduma karşı daha eleştirel bir tavır almaya başladılar.

Bana Demirtaş’ın ikinci açıklaması, sanki örgüt kararı ile dikte ettirilmiş ve pek Demirtaş’a ait olmayan bir üslupla kaleme alınmış gibi geldi.… Devam >>