Etiket arşivi: Zabel Yesayan

Aycan Solmaz: Ermeni öncü kadın Zabel Yesayan’ın anısına

“Kadınlar nereye gitti?” Bu soruyu Merih Hovnanyan Ermeni kadınlarına dair bir makalesinde başlık yapmış. Ben de bu soruya sohbetlerin birinde tanık olmuştum. Karşısındaki insanın gasp edilen Ermeni malları ve gayri mülklerine dair kendince ve tabii ki de devlet aklıyla açıklamasına karşı ona, “sen mal mülklerden bahsediyorsun da ben sana bir soru sorayım o mal ve mülk bir şekilde başkasına geçse de, harabe olsa da orada. Peki bu insanlar nereye gitti?

Bu soru o kişiyi de beni de çok etkilemişti. O kişinin buna verilecek elle tutulur bir cevabı olmadı tabi ki, çünkü tarih anlayışında bir yere denk düşmüyordu. Soykırımı kabul etmeyen birçok insan için bu noktanın pek de bir anlamı yoktu.… Devam >>

Karin Karakaşlı: Zabel Yesayan’la çember zaman

Soykırım kelimesinin yasaklandığı bir anmanın ülkesinde, Zabel Yesayan, “Nereden biliyorsunuz? Orada mıydınız?” sorusuna “Oradaydım. Ondan biliyorum” yanıtını verecek olan insandı. Şimdi bir daha bakalım basılı kitaplarına. Siyah-beyazda donmuş vakarlı duruşuna. Bütün bunları taşımayı, halleşmeyi bilmeden Zabel Yesayan’ı okumuş oluyor muyuz sahi?

Hani bazen bir film, sanki kişisel hikâyenizmişçesine sızar ya içinize, benim için ‘Yağmurdan Önce’ öyle bir film. Makedonya’da Sırplar ile Arnavutlar arasındaki iç savaşın henüz patlak vermediği günlerde Makedon yönetmen Milčo Mančevski, Bosna Savaşı’nın atmosferinden hareketle adeta olacakları öngörmüş, senaryosunu yazıp yönettiği ‘Yağmurdan Önce’ filminde Hıristiyan ve Müslüman halk arasındaki gerginliği iç içe geçmiş hikâyeler üzerinden olanca yakıcılığıyla önümüze getirip bırakmıştı.… Devam >>

Emek Erez: Zabel Yesayan unutulmasın diye…

Zabel Yesayan çok boyutlu tartışabileceğimiz bir yazar. Kendisine gelen eleştirilere kendi cemaatinden olsa bile cesurca göğüs geren bir kadın, öğretmenlik yaptığı sırada kendisi için ayağa kalkan öğrencilerine; “Bu talebin yerleşik kurallara aykırı olduğunun farkındayım, ama sizi ayakta görmek beni rahatsız ediyor. Askeri talime öyle benziyor ki…” diyerek hiyerarşiyi reddeden tavrı, barışı her daim kafasının bir köşesinde tutan, her şeye rağmen nefret etmemeyi başarabilen duruşu, feminist mücadelesi ve şimdimizde geçmişimize tanıklık etmemizi sağlayan, bize sezdirerek mesaj veren metinleriyle kıymetli bir isim.

Zabel Yesayan çok farklı açılardan üzerine cümle kurulabilecek bir yazar. Son yıllarda metinleri tek tek Türkçeye kazandırıldıkça ve onu daha yakından tanımaya başladıkça, hakkında daha çok konuşuyor ve düşünüyoruz.… Devam >>